Eski zamanlardan günümüze kadar gelmeyi başarmış ve kendisine geniş bir alan edinmiş olan buğday uzun bir yolculuktan geçerek sofralarda kendine yer bulmaktadır. Düşünüldüğünde bütün evlerin, bütün sofraların ortak noktası olan yegâne şeydir buğday. Her sofraya oturuşumuzda, her yemek yiyişimizde yanımızdadır. Geçirdiği uzun yolculuklardan sonra, soframıza gelmiş, kültürümüzün bir parçası olan ekmeği oluşturmuştur. Zengininden fakirine, gencinden yaşlısına, her evde bulunan ve her zevke hitap eden sayılı tahıllardan birisidir. Ekmeklerin farklı farklı çeşitleri ve isimleri olsa da aslında hepsinin ortak noktası buğdaydır.

Tahıllar beslenmemizde büyük bir yer kaplar. Buğday genel olarak en fazla tükettiğimiz tahıldır. Temel besin kaynaklarımızdan biri olup oldukça besleyici ve doyurucudur. İçinde dört tane buğday proteini bulunmaktadır. Bunlar albümin, globülin, gliadin ve glütendir. Karbonhidrat grubunda yer almasına rağmen, buğdayın besin değeri içerisinde zannedilenin aksine protein, vitamin ve mineraller bulunmaktadır. Vücudumuzun ihtiyacı olan enerjiyi sağlarken aynı zamanda B vitamini, E vitamini ve lif kaynağı olduğu için vücudumuzu dengeli bir şekilde tok tutar. Vücudumuzun ihtiyacı olan proteini, vitamini ve lifi; ekmek veya hamur işleri yiyerek almamız mümkündür.

Son zamanlarda zayıflama ve glütensiz beslenme adı altında çoğu insan hayatından buğdayı çıkartmıştır. Ancak vücudumuz için oldukça önemli olan proteinleri, vitaminleri ve mineralleri buğday yemeyerek, almayan bu kişilerin bağırsaklarında yararlı bakteriler artmayı durdurmuş ve kişilerde sindirim sistemi hastalıklarına rastlanmıştır. (Çölyak hastalığı ve buğday alerjisi olanların kesinlikle tüketmemesi gerekmektedir.)

Besin Değerleri Gerçekten Korunuyor Mu?

Tarladan sofraya uzanan yolculuğunda birçok işlemden geçen buğdaylarımız en sonunda, ustalarımızın hünerli ellerinde son şeklini almaktadır. Buğdayın ekilmesi, hasatı, un haline getirilip öğütülmesi sıralarken ne kadar kolay olsa da yapım aşamasında bir o kadar emek gerektirmektedir. En son olarak ustalarımızın ellerinde ürüne dönüşen buğday başta ekmek olmak üzere pek çok farklı formda sofralarda kendine yer bulmaktadır. İmalata kadar besin değerini koruyarak gelen buğdayın imalattan sonra da bu değeri koruması oldukça önemlidir ve bu marifetli ellerin başarabileceği bir şeydir.

Her şeyde olduğu gibi buğdayın işlenmesi ve geçirdiği yolculukta; besin değerlerinin kaybedilmemesi için ekibimiz sıkı bir şekilde çalışmaktadır. Anadolu’nun en besleyici ve en doyurucu sarı hazinesi olan buğdayları özel araştırmalar sonucu tedarik etmekte ve besin değerlerini kaybetmeden size ulaştırabilmek için özel bir çaba sarf etmekteyiz. Ustalarımızın yaptığı her üründe seveceğiniz tatları oluşturmak önem arz ederken, önceliğimiz sizlerin sağlığı için en etkili ve en dengeli tarifleri oluşturmaktır.

Besin değerlerini koruyarak, siz değerli müşterilerimizin günlük alması gereken vitaminleri ve mineralleri; güzel ve lezzetli olan ürünlerimizden almanız için çalışıyoruz. Buğdayı sadece bir tahıl olarak görmektense, onun işlenmemiş bir altın olduğunu düşünüyoruz. Ve şeflerimiz bu değerli sarı altınların üzerinde titizlikle çalışarak işlemekte ve sofralarda baş köşede yer bulmasını sağlamaktadır. Sizlere güzel ekmek, kek ve hamur işi ürünleri yapmak bizim için ne kadar önemliyse, sizlerin sağlıkları da bizim için bir o kadar önemlidir. Sağlığınızı düşünerek diğer malzemeleri de titizlikle seçiyoruz ki 7’den 70’e herkes lezzetli ürünlerimizin tadını çıkarabilsin.  Kullandığımız malzemeleri özenle seçen bizler; bu özenle hazırladığımız ürünlerimizin pişmesi, sunumu ve satışına kadarki süre boyunca temas ettikleri her ortamın hijyenik olmasını sağlamaktayız. Sizlere ulaşan ürünlerimizin hem besin değerleri açısından zengin olması hem de hijyeninizi sağlamak bizim asli vazifemizdir. Bünyemizde üretilen tüm ürünler titiz bir işlem sonucunda sofralarda yer bulmaktadır. Tarlalardan çıkıp sofralarınızda yolculuğunu tamamlayan buğdaylardan elde edilen ürünlerimizden tatmak için mağazalarımızı ziyaret edebilirsiniz.